Hatay’da yaşayan 77 yaşındaki Ayşe Soyla, mide ağrısı ve idrarda kanama şikayetiyle hastaneye başvurduğunda, sorunun beklediğinden çok daha ciddi olduğu ortaya çıkacaktı. Üç ay önce İskenderun Devlet Hastanesine giden Soyla, buradaki ilk muayenenin ardından ileri tetkikler için Adana’daki Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesine sevk edildi. Yapılan incelemelerde, pankreas ile safra kanallarının onikiparmak bağırsağına bağlandığı bölgede 5 santimetrelik kanserli bir tümör saptandı. Söz konusu alan, sindirim sisteminin en hassas kavşaklarından biri olarak biliniyor; bu durum da ameliyatı son derece güç bir hale getiriyor. Tümörün yerleştiği nokta, çevresindeki damar ve organ yapıları nedeniyle cerrahların hareket alanını daraltıyor ve her adımın büyük bir titizlikle planlanmasını gerektiriyor.
Soyla’nın yaşı ve geçmişteki KOAH ile kalp krizi öyküsü, cerrahların en baştan farklı bir yol izlemesini gerektirdi. Genel anestezinin bu hastada ciddi risk taşıdığı değerlendirildi. ÇÜ Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atılgan Tolga Akçam ve ekibi, ameliyat öncesi yaptığı değerlendirmelerin ardından bölgesel anestezi uygulanmasına karar verdi. Hasta yakınlarının onayıyla Soyla, ileri düzey bir cerrahi işlem olan whipple ameliyatına alındı. Bu yöntem, pankreas ve safra yollarının yanı sıra onikiparmak bağırsağını da ilgilendiren kapsamlı bir girişim olarak biliniyor. Ameliyat öncesinde ekip, hastanın genel durumunu, solunum kapasitesini ve kalp fonksiyonlarını ayrıntılı biçimde gözden geçirdi; bölgesel anestezinin bu tabloda daha güvenli bir seçenek olduğu sonucuna varıldı.
Uyutulmadan gerçekleştirilen operasyon tam dört saat sürdü. Soyla, bu süre boyunca bilinci açık halde kaldı ve doktorlarla hemşirelerle sohbet etti. Ameliyat sırasında zaman zaman kendini sırt üstü yatmaktan dolayı rahatsız hissettiğini dile getiren Soyla’ya ekip, sık sık iyi olup olmadığını sordu. Anestezi ekibinin hastayı rahatlatmak için gösterdiği çaba, cerrahların konsantrasyonunu bozmadan çalışmasına da imkan tanıdı. Operasyon boyunca hasta ile ekip arasındaki iletişim kesintisiz sürdü; Soyla’nın verdiği tepkiler, cerrahların süreci daha kontrollü yönetmesine yardımcı oldu. Operasyon sonunda pankreas ve safra kanallarının onikiparmak bağırsağına bağlandığı bölgedeki kanserli doku temizlendi.
Tedavisinin ardından taburcu edilen Ayşe Soyla, sağlığına kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. Ameliyatın çok iyi geçtiğini anlatan Soyla, hemşirelerin kendisiyle sürekli ilgilendiğini ve bu sayede rahat bir süreç geçirdiğini söyledi. Ameliyat sonrasında ağrı duymadığını belirten Soyla, öncesine göre kendini çok daha iyi hissettiğini ifade etti. Oğlu Yunus Soyla da annesinin şikayetlerinden tamamen kurtulduğunu ve kısa sürede sağlığına kavuştuğunu anlattı. Ailenin anlattıklarına göre Soyla, taburcu olduktan sonra günlük işlerini yeniden yapmaya başladı ve eski hareketliliğine kavuştu.
Ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. Atılgan Tolga Akçam, bu tür vakaların nadir olduğunu vurguladı. Kanser ameliyatlarının uzun süreli olması nedeniyle genellikle genel anestezi tercih edildiğini hatırlatan Akçam, hastanın KOAH’ı ve beş ay önce geçirdiği kalp krizinin süreci ciddi biçimde riskli hale getirdiğini anlattı. Bölgesel anestezinin hastayı ağrıdan koruduğunu, bilincin açık kalması sayesinde de bazı komplikasyonların daha az görüldüğünü belirten Akçam, anestezi ekibinin başarısına ayrıca dikkat çekti. Akçam, hastanın sağlığına kavuştuğunu sözlerine ekledi.





