ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada İran’a ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Konuşmasına hazırlık aşamasında Rus lider Vladimir Putin’e “Savaşı bitir” mesajını ileten Trump, kürsüye çıktığında öncelikle ülkesinin ekonomik tablosunu anlattı. Yoksulluk seviyesinin tarihin en düşük noktasına geldiğini öne süren Trump, ABD’de iş yapmanın kolaylaştığını savundu. Ekonomiyi dünyanın en iyisi olarak nitelendiren ABD lideri, ülkesine para akışının sürdüğünü dile getirdi. Tarihin en büyük vergi indirimini hayata geçirdiklerini söyleyen Trump, borsanın rekor kırdığını ve bunun son 12 ayda yaşandığını belirtti.
Trump, göreve gelmeden önce ABD’nin kötü bir tablo içinde olduğunu savunarak suç oranlarındaki düşüşe değindi. Başkent Washington DC’de suçluların serbestçe dolaştığını iddia eden Trump, mevcut durumda suç oranının yüzde 80 azaldığını söyledi. Dünyanın ABD’nin gücü karşısında şaşkına döndüğünü ileri süren Başkan, hem iç sorunları hem de küresel meseleleri çözdüklerini anlattı. Dünyayı çocuklar için daha güvenli bir yer haline getirme çabasında olduklarını kaydeden Trump, sürecin giderek zorlaştığını kabul etti. Diğer liderlerin yalnızca konuştuğunu, kendisinin ise harekete geçtiğini savunan Trump, sekiz savaşı sonlandırdığını ifade etti.
Konuşmasının İran bölümünde Trump, Tahran yönetimini Orta Doğu’nun zorbası olarak tanımladı. ABD’nin İran’ın nükleer programını dağ molozlarına çevirdiğini söyleyen Trump, İran’ın ölüm ve kaos yaydığını öne sürdü. İran’ın dini liderinin katliamı kutladığını iddia eden ABD Başkanı, bu yıl İran’ın kendi halkından 10 bin kişiyi öldürdüğünü dile getirdi. Bu gerçekle yüzleşilmesi gerektiğini savunan Trump, başkalarının durumu görmezden geldiğini söyledi. İran’a anlaşma için şans tanıdıklarını hatırlatan Trump, donanmalarını denizin dibine gönderdiklerini, hava güçlerini ve ekonomilerini yok ettiklerini anlattı.
Trump, İran ile olası bir anlaşmaya dair takvim de verdi. Kasım ayındaki ABD Ara Seçimleri’nin ardından Tahran ile bir anlaşma yapacaklarını düşündüğünü söyleyen Trump, taviz verme ihtimalini ise kesin bir dille reddetti. İran’a ödün vermenin aklından bile geçmediğini belirten Başkan, korkakların ABD’nin mühimmatının azaldığını söylediğini ancak bunun yalan olduğunu savundu. Ülkesinin geniş bir mühimmat kapasitesine sahip olduğunu vurgulayan Trump, İran rejiminin zayıf ve umutsuz bir konumda olduğunu ileri sürdü. Önündeki kararı iki seçenekle anlatan Trump, İran’ı cehenneme çevirmek ile Orta Doğu’nun en güçlü ülkesini inşa etmek arasında tercih yapacağını ifade etti.
ABD Başkanı, tüm ülkelere İran’ın ekonomik izolasyonunu destekleme çağrısı yaptı. Bu adımın petrol fiyatlarını düşüreceğini savunan Trump, izolasyon politikasının enerji piyasalarındaki etkisine işaret etti. Konuşmasında Gazze’ye de değen Trump, Gazze Savaşı’nı sonlandırdıklarını açıkladı. Sekiz savaşı bitirdiğini yineleyen Trump, bunu kişisel ilişkilerini kullanarak başardığını söyledi. Venezuela konusunda da mesaj veren Trump, ülke liderleriyle yakın çalışarak Venezuela halkı için daha iyi bir gelecek inşa ettiklerini belirtti.
Trump’ın konuşması, İran dosyasında seçim sonrası bir müzakere ihtimalini gündeme taşıdı. ABD lideri, askeri ve ekonomik baskı kartlarını sıralarken diplomatik kapıyı da tamamen kapatmadı. İran’a yönelik yaptırım çağrısı, enerji fiyatları üzerinden geniş bir ülke grubunu ilgilendiriyor. Konuşmada Rusya ve Venezuela gibi farklı başlıklara da yer verilmesi, Trump’ın dış politika gündemini tek bir dosyaya indirgemediğini gösterdi. BM kürsüsündeki mesajların uluslararası kamuoyunda nasıl karşılık bulduğu, önümüzdeki günlerde muhatapların açıklamalarıyla netleşecek.





