Döviz piyasasında yatırım yapan ve elindeki birikimi korumaya çalışan vatandaşlar, yarın açıklanacak Fed kararına kilitlenmiş durumda. ING stratejisti Francesco Pesole, küresel hisse senetleri ile kısa vadeli tahvil getirilerinin şu anda Euro/Dolar paritesi üzerinde belirleyici bir baskı oluşturduğunu belirtti. Pesole’e göre, Fed’den riskten kaçış eğilimini körükleyecek bir karar çıkması halinde parite, bankanın 1,150 seviyesindeki hedefine doğru gerileyebilir. Bu öngörü, özellikle euro bazlı varlık tutan ve dolar borcu olan yatırımcılar için kritik bir eşik anlamına geliyor.
Pesole, ABD’nin 10 yıllık tahvil getirilerinin yüzde 5’in üzerine çıkmasını da değerlendirdi ve bunun tek başına panik nedeni olmadığını savundu. Stratejist, faiz ekibinin nötr 10 yıllık faiz tahmininin yüzde 4,0-4,5 bandında olduğunu hatırlatarak, yüzde 5 seviyesinin bu aralığın 50 baz puan üzerinde ve tolere edilebilir bir prim olduğunu ifade etti. Ancak Pesole, döviz piyasası açısından asıl sorunun bu seviyenin ABD Hazinesi için bir acı eşiği oluşturup oluşturmadığı olduğunu dile getirdi. Bu belirsizlik, piyasa oyuncularının risk iştahını doğrudan etkiliyor.
Pesole, piyasaların 6 milyar dolarlık geri alım operasyonundan hayal kırıklığına uğradığını söyledi. Ona göre bu durum, yeni bir müdahale için çıtanın belirgin şekilde yükseldiği anlamına geliyor. Stratejist, planlanmamış daha büyük geri alımların getirileri sınırlamadaki etkinliğinden bağımsız olarak dolar açısından negatif sonuçlar doğuracağını belirtti. Bu tespit, Hazine’nin bundan sonraki adımlarının döviz kurları üzerinde belirleyici olacağını gösteriyor. Yatırımcılar için bu tablo, kısa vadeli dalgalanmalara karşı hazırlıklı olunması gereken bir döneme işaret ediyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in tutumuna da değinen Pesole, bakanın büyük ölçüde petrolden kaynaklanan tahvil satış dalgasının kendi seyrinde ilerlemesine izin vermeye istekli olabileceğini aktardı. Stratejiste göre Bessent, çarşamba günü Fed’in muhtemel faiz artırımının enflasyon beklentilerinin kontrolden çıkmasını önleyeceğine güveniyor olabilir. Bu beklenti, piyasanın faiz kararına yüklediği anlamı derinleştiriyor. Söz konusu denge, hem tahvil hem de döviz tarafında fiyatlamaların yönünü belirleyecek temel unsur olarak öne çıkıyor.
Pesole, doların son birkaç haftadır vurguladıkları destekleyici unsurları nihayet yakaladığını belirtti. Bu unsurlar arasında destekleyici kısa vadeli faizler, yüksek petrol fiyatları ve zayıf risk alma iştahı yer alıyor. Stratejist, geçen haftaki şahin AMB faiz artırımının etkilerinin ise eurodaki olası direncin daha önemli bir belirleyicisi olmaya devam ettiğini ifade etti. Bu iki merkez bankasının attığı adımlar, paritenin kısa vadeli rotasını çizen iki ana kol olarak konumlanıyor. Avrupa tarafındaki sıkılaşma eğilimi, euronun dolar karşısındaki seyrini yakından ilgilendiriyor.
ING’nin analizi, döviz piyasasında işlem yapan bireysel yatırımcıdan kurumsal fonlara kadar geniş bir kesimin karar alma sürecini etkileyebilecek nitelikte. Fed kararının riskten kaçış eğilimini artırıp artırmayacağı, paritenin 1,150 seviyesine yaklaşıp yaklaşmayacağını belirleyecek temel değişken olarak duruyor. Tahvil getirilerindeki hareketlilik, petrol fiyatlarındaki seyir ve risk iştahındaki dalgalanmalar, önümüzdeki günlerde euro ve dolar arasındaki dengeyi şekillendiren başlıca unsurlar olarak öne çıkıyor.





