Tüketicilerin cüzdanındaki baskı, enflasyon beklentileriyle birlikte yeni dönemde de etkisini sürdürüyor. Amerikan hanehalkları, önümüzdeki bir yıl içinde fiyatların ne kadar artacağına dair tahminlerini Ağustos ayı için korudu. Ancak gelecek yıllara yönelik beklentilerde kısmi bir yumuşama göze çarpıyor. Bu tablo, ekonominin seyrine dair önemli ipuçları verirken, tüketicilerin alım gücü konusundaki endişelerini de gün yüzüne çıkarıyor.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) New York Şubesi’nin yayımladığı anket, tüketicilerin kısa vadeli fiyat artışı tahminlerini netleştirdi. Gelecek 12 aya ilişkin medyan enflasyon beklentisi, Temmuz ayına kıyasla değişiklik göstermeyerek yüzde 3,6 seviyesinde sabitlendi. Bu oran, fiyat baskılarının devam ettiğine dair sinyaller verse de, uzun vadeli görünümün de stabil olduğunu ortaya koyuyor. Tüketicilerin üç yıl sonrası için öngördüğü enflasyon oranı ise yüzde 3 olarak kaydedildi. Daha orta vadeli tahminlerde ise 0,1 puanlık bir gerileme yaşandı ve beklenti yüzde 3,2’ye indi.
Anketin dikkat çekici sonuçlarından biri, temel ihtiyaç kalemlerindeki maliyet artışı öngörülerinde görüldü. Özellikle ulaşım masrafları konusunda tüketiciler daha karamsar bir tablo çizdi. Gelecek bir yılda benzin fiyatlarının artacağını düşünenlerin oranındaki beklenti, 1,7 puan yükselerek yüzde 4,6’ya ulaştı. Gıda fiyatlarındaki artış beklentisi de 0,3 puan artışla yüzde 5,3’e çıkarken, sağlık hizmetleri için bu oran 0,2 puanlık yükselişle yüzde 9,1’i buldu. Eğitim ve barınma maliyetlerinde de benzer bir tablo ortaya çıktı; üniversite eğitimi için beklenti yüzde 6,1’e, kira artışı beklentisi ise yüzde 6,6’ya yükseldi. Bu veriler, hanehalkının bütçesinde önemli yer tutan kalemlerin gelecekte de pahalılaşacağı algısını güçlendiriyor.
İşgücü piyasasına yönelik tüketici algıları ise karışık bir görünüm sergiliyor. İşsizlik oranının önümüzdeki yıl artacağını düşünenlerin oranı, 1,6 puanlık belirgin bir sıçramayla yüzde 44,4’e ulaştı. Bu oran, pandeminin başlangıcındaki Nisan 2020’den bu yana en yüksek seviye olarak kayıtlara geçti. İş bulma konusundaki beklentiler kötüleşirken, iş kaybına uğrama olasılığına dair endişelerin ise bir miktar azalması dikkat çekti. Hanehalkının gelir artışı beklentisi yüzde 3’te sabit kalırken, harcama artışına yönelik tahminlerin 0,3 puan yükselerek yüzde 5,2’ye çıkması, bütçeler üzerindeki baskının süreceğini işaret ediyor.
Ankete katılanların finansal durum değerlendirmeleri de olumsuz bir seyir izliyor. Mevcut ve gelecekteki hanehalkı finansal koşullarına ilişkin algılar kötüleşirken, gelecekte krediye erişim konusundaki beklentiler de zayıfladı. Bu durum, tüketicilerin yalnızca fiyat artışlarından değil, genel ekonomik belirsizlikten de etkilendiğini gösteriyor. Tüketicilerin finansal görünüme dair bu karamsarlığı, gelecekteki harcama kararlarını da doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Yaklaşık 1.300 hanehalkının katılımıyla gerçekleştirilen bu kapsamlı anket, ülke genelindeki ekonomik duyarlılığın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, resmi veriler geçtiğimiz aya ilişkin enflasyonun yavaşladığını ortaya koymuştu. Temmuz ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), aylık bazda yalnızca yüzde 0,1 artarken, yıllık bazda yüzde 3,4 olarak ölçülmüştü. Bu verinin ardından gözler, Eylül ayında açıklanacak Ağustos ayı enflasyon rakamlarına çevrilmiş durumda. Tüketicilerin fiyat beklentileri ile resmi enflasyon verileri arasındaki makas, ekonominin gidişatı hakkında daha net bir resim ortaya koyacak.





