Platin, sanayi üretiminin en kritik metallerinden biri olarak uzun süredir yatırımcıların radarında. Son haftalarda fiyat tablosu, bu değerli metalin ons başına 1.760 doların altına indiğini gösteriyor. Camdan otomotiv katalitik konvertörlerine, elektrik bağlantılarından yapay zeka donanımına kadar geniş bir kullanım alanına sahip olan platin, şimdilerde beş haftanın en düşük seviyelerine yakın bir bantta işlem görüyor. Bu gerilemede, ABD’den gelen ekonomik verilerin tahvil piyasasında yarattığı dalgalanma ve doların güçlenmesi belirleyici rol oynadı.
Fiyat hareketine rakamlarla bakıldığında, platinin onsu son işlemlerde 1.751,60 dolar seviyesinde bulunuyor. Bir önceki seansta yüzde 4’ün üzerinde değer kaybeden metal, yeni seansta 1.760 sınırının altına indi. Günlük bazda yüzde 0,17 oranında sınırlı bir artış olsa da bu hareket zayıf bir toparlanmaya işaret ediyor. Aylık ölçekte kayıp yüzde 5,49’a ulaşırken, yıllık bazda ise yüzde 14,93’lük bir prim korunuyor. Piyasanın üçüncü çeyrek için fiyat beklentisi 1.816,64 dolar düzeyinde şekilleniyor.
Bu tablonun arkasındaki temel neden, ABD tahvil piyasasındaki hareketlilik. Ülkeden gelen güçlü ekonomik verilerin ardından Hazine tahvil getirilerinde yükseliş hız kazandı. 10 yıllık ABD tahvil faizi 2007’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı; bu gelişme doları destekledi. Getirisi olmayan bir varlık olan platin, bu ortamda yatırımcılar için daha az cazip hale geliyor. Güçlü dolar ise metalin dolar cinsinden fiyatını diğer para birimleriyle alım yapanlar açısından pahalılaştırıyor.
Piyasaların gündeminde ABD Merkez Bankası’nın ekim toplantısı var. Yatırımcılar, Fed’in bu toplantıda yeni bir faiz artırımına gidebileceğini fiyatlıyor. Bu beklenti dolar endeksini yukarı çekerken, platin üzerindeki baskının sürmesine yol açıyor. Hürmüz Boğazı’na ilişkin kapanma açıklamaları petrol fiyatlarını yukarı çekti. Enerji maliyetlerindeki artış enflasyon endişelerini güçlendiriyor ve faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı yönündeki beklentiyi besliyor.
Arz tarafında ise farklı bir görünüm var. Yıl sonunda yer üstü stoklarının toplam talebin yalnızca yüzde 3,4’ünü karşılaması bekleniyor. 2026 yılı için 265 bin ons arz fazlası öngörülüyor. Buna karşılık platine yönelik sanayi talebinin yüzde 5 artması bekleniyor. Cam, elektrik ve yapay zeka bağlantılı uygulamalardan gelen talep artıyor; katalitik konvertörler tüketimin ana kaynakları arasında bulunuyor. Bu denge, fiyatların orta vadede nasıl şekilleneceği konusunda belirsizliği artırıyor.
Platinin ikili karakteri yatırımcı açısından denklemi zorlaştırıyor. Bir yanda sanayi talebinin artacağına dair güçlü sinyaller var; diğer yanda dolar ve tahvil faizlerinin yarattığı makro baskı sürüyor. Fiyatın yıllık bazda hala primli kalması, uzun vadeli talebin bir ölçüde fiyatlanmaya devam ettiğini gösteriyor. Sanayide kullanılan bu metalin fiyatı, hem üretici maliyetlerini hem de nihai ürün etiketlerini yakından ilgilendiriyor.





