Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı’nın ardından açıklanan yeni Orta Vadeli Program’da (OVP) yapay zeka ve ileri teknolojilere yönelik hedeflerin yer alması, sektör temsilcileri tarafından memnuniyetle karşılandı. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan bir sektör yetkilisi, devletin yapay zeka konusundaki kararlılığının altını çizerek, teknolojinin artık ülke kalkınmasının merkezine yerleştiğini vurguladı. Yetkili, yapay zekanın yalnızca teknoloji politikalarının değil, aynı zamanda üretim, istihdam ve küresel rekabet stratejilerinin de temel taşı haline geldiğini ifade etti.
Programda Ar-Ge temelli yatırımların ve yenilikçi girişimcilik faaliyetlerinin destekleneceğine yönelik güçlü bir iradenin ortaya konduğunu belirten yetkili, bu durumun teknolojide dışa bağımlılığın azalmasına önemli katkı sağlayacağını dile getirdi. Yapay zekanın siber güvenlikten otonom sistemlere, kuantum teknolojilerinden uzay ve uydu çalışmalarına kadar pek çok derin teknoloji alanıyla birlikte önceliklendirilmesini çok değerli bulduklarını aktardı. Özellikle çip, blokzincir ve robotik gibi alanlarda yapılacak yatırımların ülkenin teknolojik bağımsızlığı açısından kritik önemde olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Yetkili, yapay zekanın artık bir teknoloji meselesi olmaktan çıktığını, ekonomiden milli güvenliğe, eğitimden kamu yönetimine kadar ülkelerin geleceğini doğrudan etkileyen stratejik bir güç alanı haline geldiğini söyledi. Bu nedenle yapay zekanın devletin yol haritasında açık biçimde öncelikli alanlar arasında gösterilmesinin son derece kıymetli olduğunu kaydetti. Türkiye’nin, dünyada geliştirilen teknolojileri yalnızca kullanan ve tüketen bir ülke konumunda kalmaması gerektiğini belirten yetkili, kendi teknolojisini üreten ve küresel pazarda rekabet eden bir ülke hedeflenmesi gerektiğine dikkati çekti.
OVP’de fikri mülkiyet üretimine ve yüksek katma değerli teknoloji ihracatına verilen önemin bu hedeflerle örtüştüğünü anlatan yetkili, programda nitelikli insan kaynağının geliştirilmesine yönelik atılan adımları da yakından takip ettiklerini ifade etti. Yapay zeka, siber güvenlik, savunma sanayisi ve uzay teknolojileri gibi stratejik alanlarda lisansüstü eğitimlerin desteklenmesinin önemine değinen yetkili, kamu, üniversite ve özel sektör işbirliğiyle eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerektiğinin altını çizdi. En büyük rekabet alanlarından birinin nitelikli insan kaynağı olacağını belirten yetkili, gençlerin çağın gerektirdiği bilgi ve yetkinliklerle donatılmasının ülkenin geleceği için en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi.
Türkiye’nin yapay zeka hedeflerine ulaşabilmesi için bütün paydaşların uyum içinde çalışması gerektiğini vurgulayan yetkili, yapay zeka çağında ülkeler arasındaki rekabetin her geçen gün daha da hızlandığını dile getirdi. Böyle bir dönemde devletin orkestranın şefi rolünü üstlenmesi gerektiğini, özel sektör ve üniversitelerin de bu süreçte aktif görev alması gerektiğini belirtti. Bu işbirliğinin güçlendirilmesinin, ülkenin teknolojik dönüşümünü hızlandıracağını ve küresel rekabette söz sahibi olmasını sağlayacağını kaydetti.
Türkiye’nin yapay zeka alanında göstereceği performansın yalnızca teknolojik gelişmeyi değil, aynı zamanda ekonomik büyümeyi ve toplumsal refahı da doğrudan etkileyeceğini ifade eden yetkili, bu süreçte atılacak adımların ülkenin gelecek vizyonunun şekillenmesinde belirleyici olacağını söyledi. Yetkili, geliştirilen teknolojilerin dünya pazarlarına sunulması ve markalaşmanın sağlanmasıyla birlikte Türkiye’nin yapay zeka alanında küresel bir oyuncu haline gelebileceğini belirtti. Yapay zeka alanındaki bu dönüşümün, ilgili tüm sektörlerin ortak çabalarıyla başarıya ulaşacağını sözlerine ekledi.





