SON DAKİKA

TEKNOLOJİ

Uzay ve Kuantum Teknolojilerinde Yeni Dönem Hazırlığı

Teknoloji girişimcisi Elif, iki yıl önce kurduğu şirketinde uydu haberleşme yazılımı geliştiriyor. Ancak finansmana erişim ve nitelikli AR-GE desteği bulmakta zorlanıyor. Bu zorluk, onun gibi binlerce girişimcinin ortak sorunu haline gelmiş durumda. Elif, her yeni destek paketini umutla inceliyor; çünkü küçük ekipler için her teşvik kalemi, hayatta kalma ile büyüme arasındaki farkı belirliyor. Onun gibi binlerce girişimci, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da yer alan teknoloji hamlesini yakından izliyor. Programa göre uzay, kuantum, yapay zeka, hipersonik sistemler, çip ve biyoteknoloji gibi kritik alanlarda AR-GE faaliyetleri desteklenecek. Bu kapsamda AR-GE teşviklerinin teknoloji ekosisteminin ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılması planlanıyor. Söz konusu yapılandırma, yalnızca bütçe kalemlerini değil, başvuru süreçlerini ve değerlendirme ölçütlerini de kapsıyor.

Teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan mühendisler için bu düzenleme, uzun süredir bekledikleri bir adım anlamına geliyor. Kuluçka merkezleri ve AR-GE tasarım merkezlerinin altyapıları, sektörel ihtiyaçlar gözetilerek desteklenecek. Küresel pazarda boy gösterme potansiyeli taşıyan Turcorn adayı girişimler, odaklı bir destek modeliyle güçlendirilecek. Programda, büyük ölçekli özel sektör AR-GE merkezleri ile teknopark firmalarının yeni teknoloji alanlarına yönelmesini sağlayacak uzmanlaşma modelinin sürdürüleceği belirtiliyor. Bu model sayesinde firmaların aynı alanda yığılması yerine, farklı uzmanlık hatlarında derinleşmesi amaçlanıyor.

Destek kapsamına giren alanların çeşitliliği öne çıkıyor. Siber güvenlik, otonom sistemler, kuantum teknolojileri, yeni nesil malzemeler, uzay ve uydu teknolojileri bunların başında geliyor. Nanoteknoloji, sensör, batarya, nükleer ve yenilenebilir enerji teknolojileri ile blokzincir ve robotik de listede yer alıyor. Bu alanlarda çalışan araştırma kurumları, üniversiteler ve özel sektör şirketleri arasındaki stratejik işbirliklerinin sürdürülmesi öngörülüyor. Kritik teknolojilerde ulusal inisiyatiflerin rekabet öncesi işbirliği yaklaşımıyla kayda geçirilmesi ve gerekli altyapıların inşa edilmesi hedefleniyor. Böyle bir yaklaşım, aynı kaynağın birden fazla aktör tarafından heba edilmesini önlemeyi amaçlıyor.

Uzay alanında Türkiye’nin teknoloji üretme kabiliyetinin artırılmasına yönelik çalışmalar da programda geniş yer tutuyor. Kritik nitelik taşıyan ve yüksek katma değer üreten uzay teknolojilerinin hem geliştirilip hem ticarileştirilmesi, yerli üretim kapasitesinin de güçlendirilmesi amaçlanıyor. Bu hedef doğrultusunda uydu bileşenlerinden yer istasyonu sistemlerine kadar geniş bir yelpazede yerlileştirme çalışmaları öngörülüyor. Ulaşım tarafında ise yeni nesil demir yolu teknolojilerinin hayata geçirilmesi planlanıyor. Net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda çevreci tahrik ve itki sistemlerinin geliştirilmesi için AR-GE altyapıları kurulacak ve projeler yürütülecek. Bu başlıklar, hem sanayi hem de akademi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.

Fikri mülkiyet tarafında da önemli düzenlemeler gündeme geliyor. Patent, marka ve tasarımlara ilişkin değerleme, finansmana erişim ve ticarileştirme mekanizmalarının güçlendirilmesi hedefleniyor. Böylece fikri mülkiyet varlıklarının yüksek teknolojili ve katma değerli üretime katkısının artırılması bekleniyor. Üniversite-sanayi işbirliği modeli çerçevesinde araştırma altyapıları, teknoloji platformları, ürünleştirme odaklı platformlar ve öncül AR-GE laboratuvarları desteklenecek. Bu modelin, laboratuvardaki buluşların sahaya inmesini hızlandırması öngörülüyor. Böylece akademik çalışmaların raflarda kalması yerine ürüne dönüşmesi hedefleniyor.

Girişimciler için kritik soru, açıklanan hedeflerin uygulamada nasıl karşılık bulacağı. Elif gibi küçük ölçekli ekipler, teşvik süreçlerinin sadeleşmesini ve finansmana erişimin kolaylaşmasını istiyor. Program metninde yer alan taahhütler, önümüzdeki dönemde teknoloji ekosisteminin şekillenmesinde belirleyici olacak. Kamu kurumları, üniversiteler ve özel sektör arasındaki eşgüdümün ne düzeyde sağlanacağı, hedeflerin hayata geçip geçmeyeceğini gösterecek. Elif ise her yeni duyuruyu, kendi şirketinin geleceği açısından sabırla değerlendirmeye devam ediyor.

İlgili Makaleler