Güney Lübnan’da geçimini topraktan sağlayan aileler, saldırıların ardından hem ekili alanlarını yitirmenin hem de bu alanları yeniden ekip biçememenin sıkıntısını yaşıyor. Bölgede tarımla uğraşan geniş bir kesim, gündelik yaşamını doğrudan etkileyen bir belirsizlikle karşı karşıya. Ürün kaybı bir yandan haneye giren geliri daraltırken, hasarlı arazilerin ne zaman ve nasıl yeniden üretime açılacağı sorusu yanıtsız kalıyor. Yetkililerin açıklamaları, tahribatın boyutunun ülke genelindeki tarımsal üretimi de sarsacak düzeyde olduğunu ortaya koyuyor.
Tarım Bakanı Nizar Hani, İsrail saldırılarının güney Lübnan’daki tarım arazilerinin yüzde 22,5’inden fazlasına zarar verdiğini duyurdu. Hani, bu tespiti Başkent Beyrut’un doğusundaki cumhurbaşkanlığı sarayında Cumhurbaşkanı Joseph Aoun ile görüşmesinin ardından paylaştı. Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre Hani, Aoun’a güneydeki tarımsal tahribat hakkında bilgi verdi. Görüşmede zararın 56 bin hektardan fazla alanı kapsadığı ve tarım arazilerinin dörtte birini aştığı ifade edildi. Bu rakam, tek bir bölgede yaşanan kaybın ülke ölçeğinde ne anlama geldiğini göstermesi bakımından dikkat çekici.
Saldırılar, Beyrut ile Tel Aviv arasında geçen haziran sonunda ABD’nin arabuluculuğuyla imzalanan çerçeve anlaşmaya rağmen son günlerde yoğunlaştı. Anlaşma, işgal altındaki topraklardan kademeli İsrail çekilmesi karşılığında bölgeye Lübnan ordusunun konuşlandırılmasını öngörüyordu. Buna karşın güneydeki saldırıların sürmesi, anlaşmanın sahada nasıl işleyeceği sorusunu beraberinde getiriyor. Aynı dönemde ABD’nin sponsorluğunda yeni bir müzakere turu için hazırlık yürütülüyor. Görüşmelerin bu ay İtalya’nın başkenti Roma’da yapılması bekleniyor, ancak Lübnan tarafı henüz resmi bir tarih açıklamadı.
Hani, Tarım Bakanlığı’nın 2027 bütçesinde saldırıların yol açtığı zararı karşılamaya yönelik artış olup olmadığı sorusuna da yanıt verdi. Bakan, bütçede kara geçiş noktaları ile limandaki altyapıyı geliştirmeye ayrılan “mütevazı eklemeler” bulunduğunu söyledi. Tarım sektöründeki hasarı kapatmak için çok sayıda kaynaktan fon sağlamaya çalıştıklarını belirten Hani, Dünya Bankası ile yürütülen ve yaklaşık 40 milyon dolar değerindeki ortak projeye işaret etti. Çiftçilere halihazırda doğrudan tarımsal destek ve yardım biçiminde 6 ila 7 milyon dolar arasında kaynak aktarıldığını kaydeden Bakan, güneydeki tarım sektörünün yeniden ayağa kaldırılması için daha fazla fon bulunmasını umduğunu dile getirdi.
Ülkenin ekonomik tablosu, bu zararın telafisini daha da zorlaştırıyor. 2019’da başlayan kriz, Dünya Bankası’nın öncülüğündeki uluslararası kuruluşlar tarafından 19. yüzyılın ortalarından bu yana görülen “dünyanın en kötü ekonomik krizleri” arasında sınıflandırıldı. Kriz, dolar mevduatlarının dondurulmasına ve banka çekimlerine sıkı sınırlamalar getirilmesine yol açtı. Lübnan poundunun değeri yüzde 95’ten fazla eridi. Bu koşullar altında tarım arazilerindeki kayıp, hem üreticinin gelirini hem de ülkenin gıda arzını aynı anda baskılıyor.
Bakan Hani, tarımsal ürünlere ilişkin değerlendirmesinde elma ve üzümde bu yıl bol rekolte elde edildiğini aktardı. Suudi pazarının Lübnan tarım ürünlerine açıldığını, Suudi Arabistan üzerinden Körfez ülkelerine uzanan kara yolunun da yeniden faaliyete geçtiğini belirtti. Riyad’ın 2021’de Captagon kaçakçılığı gerekçesiyle getirdiği ithalat yasağını geçen haziran ayında kaldırdığını hatırlatan Hani, BAE, Mısır ve Suudi Arabistan ile gelişen ilişkilerin yanı sıra ortaklarla hazırlanan yatırım ve kalkınma planlarından tarım sektörünün fayda sağlamasını beklediğini söyledi.





