SON DAKİKA

KÜLTÜR & SANAT

Carmina Burana Aspendos’ta genç şefe emanet

Antalya’da 33’üncüsü düzenlenen Aspendos Opera ve Bale Festivali’nde müzikseverler bu yıl Carl Orff’un Carmina Burana adlı sahne kantatını izleme fırsatı bulacak. Eseri yönetecek isim ise henüz 22 yaşındaki Maximilian Cem Haberstock. Genç şef, hem Münih doğumlu olması hem de Türk kökenli bir aileden gelmesi dolayısıyla bu görevi kendisi için ayrı bir yere koyuyor. Haberstock, eserin bestecisi Carl Orff’un da Münih’te dünyaya geldiğini hatırlatarak, iki kültür arasında bir köprü kurulduğunu dile getiriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından organize edilen festival, 12-16 Eylül tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak. Programda Giuseppe Verdi’nin Attila operası, Lev Tolstoy’un Anna Karenina romanının bale uyarlaması ve Aram Haçaturyan’ın Spartacus balesi de yer alıyor. Ancak festivalin en çok konuşulan yapımlarından biri Carmina Burana olacak. Eser, 19 ve 21 Eylül’de iki kez sahnelenecek ve izleyiciye görkemli bir müzik ziyafeti sunacak.

Maximilian Cem Haberstock yönetimindeki Antalya Devlet Opera ve Balesi orkestrası, solistler, koro, çocuk korosu ile bale ve modern dans topluluklarından oluşan 250 kişilik bir kadro aynı sahnede yer alacak. Bu denli kalabalık bir ekibi yönetmek, büyük bir koordinasyon ve sahne hâkimiyeti gerektiriyor. Carmina Burana, devasa korosu ve güçlü orkestrasyonuyla insan sesini ritmin olağanüstü gücüyle birleştiren bir eser olarak biliniyor. Çok katmanlı yapısı ve yüksek sahne enerjisiyle yönetimi en zorlu işlerden biri sayılıyor.

Genç şef Haberstock, göreve dair duygularını paylaşırken şu ifadeleri kullandı: “Bavyera ve Münih’le böylesine güçlü bağları olan Carmina Burana’yı Aspendos’ta yönetmek benim için çok özel bir anlam taşıyor. Münih doğumlu, Türk kökenli bir şef olarak; bu eserin yalnızca iki ülke arasında bir köprü kurmakla kalmadığını, aynı zamanda kendi kültürel kimliğimin iki farklı yönünü yüzyılları aşan bir müzik geleneğinde bir araya getirdiğini hissediyorum.” Bu sözler, sanatçının esere yüklediği kişisel anlamı ortaya koyuyor.

Carmina Burana’ya adını veren Orta Çağ el yazması, yüzyıllar boyunca Bavyera’daki Benediktbeuern Manastırı’nda korundu. Bugün ise Münih’teki Bavyera Devlet Kütüphanesi’nin koleksiyonunda yer alıyor. Yüzyıllar sonra yine Münih doğumlu besteci Carl Orff, bu metinleri 20. yüzyılın en etkileyici eserlerinden birine dönüştürdü. Böylece hem coğrafi hem de kültürel bir süreklilik, aynı eserde hayat buldu. Aspendos’un tarihi atmosferi bu sürekliliğe ayrı bir boyut katacak.

Uluslararası konser ve opera sahnelerinde adından söz ettiren Maximilian Cem Haberstock, senfonik repertuvarın yanı sıra opera alanındaki çalışmalarıyla da tanınıyor. Genç yaşına rağmen üstlendiği sorumluluklar, onun kariyerinde hızlı bir yükselişe işaret ediyor. Antalya Devlet Opera ve Balesi’nin böylesi kapsamlı bir prodüksiyonu genç bir şefe emanet etmesi, kurumun yeni nesil sanatçılara verdiği değeri gösteriyor. Festival kapsamındaki temsiller, Antalya’nın kültür sanat takviminde önemli bir yer tutacak.

İlgili Makaleler