ABD Merkez Bankası’nın politika faizini 25 baz puan artırması, dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de tasarruf sahiplerini ve yatırımcıları yakından ilgilendiriyor. Fed’in faiz kararı sonrası küresel piyasalarda yeni bir fiyatlama süreci başlıyor. Dolar endeksi 100,3 seviyesinde yatay bir seyir izlerken, ABD endeks vadeli kontratları güne pozitif başlıyor. Avrupa borsaları yükselişle açılırken, Asya piyasalarında karışık bir tablo görülüyor. Bu gelişmeler, elinde döviz veya altın bulunduran vatandaşlar için yeni bir belirsizlik dönemini beraberinde getiriyor.
Fed, politika faizini beklentiler doğrultusunda 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltiyor. Bu, bankanın 2023 yılından bu yana ilk faiz artırımı oluyor. Karar oy birliğiyle alınıyor. Fed, en son Temmuz 2023’te yüksek enflasyonla mücadele kapsamında politika faizini yüzde 5,25-5,50 aralığına çıkarmıştı. Bankanın enflasyon tahminleri de yukarı yönlü revize ediliyor. Bu yıl için enflasyon tahmini yüzde 3,6’dan yüzde 3,7’ye çıkarılırken, 2027 için yüzde 2,3 olarak korunuyor. 2028 tahmini yüzde 2’den yüzde 2,1’e çekiliyor, 2029 için ise yüzde 2 olarak belirleniyor.
Federal Açık Piyasa Komitesi üyelerinin gelecekteki faiz beklentilerini yansıtan nokta grafiği, 18 yetkiliden 16’sının bu yıl en az bir faiz artışı daha öngördüğünü gösteriyor. Fed Başkanı Kevin Warsh, düzenlediği basın toplantısında enflasyonun çok yüksek olduğunu ve uzun süredir bu seyri sürdürdüğünü söylüyor. Warsh, bu yaz açıklanan enflasyon verilerinin temel eğilimlerde ciddi bir düzelme ortaya koymadığını vurguluyor. Bugünkü faiz artırımı kararının fiyat istikrarını sağlamaya yönelik doğru bir adım olduğunu ifade ediyor. Warsh’ın bu açıklamaları, piyasalarda Fed’in sıkı para politikasına devam edeceği beklentisini güçlendiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump ise Fed’in faiz artırımının ardından faiz oranlarının yüzde 1’e veya daha düşük seviyeye indirilmesi gerektiğini savunuyor. Bankanın faiz artırımına devam edeceğine yönelik tahminler dün piyasalarda risk iştahını azaltıyor. Ancak Warsh’ın enflasyondaki kararlılığını vurgulaması, yeni günde endeks vadeli kontratların toparlanmasını sağlıyor. Fed’in sıkı para politikasına devam edeceği öngörülerinin güç kazanmasıyla dolar endeksi dün 4 Ağustos’tan bu yana ilk kez 100 seviyesinin üzerini görüyor. Endeks yeni günde yatay seyirle 100,3 seviyesinde işlem görüyor. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşturuyor.
Jeopolitik gelişmeler de risk iştahını etkilemeye devam ediyor. Trump, anlaşma yapmak amacıyla Tahran’ın kendileriyle doğrudan temasa geçtiğini belirterek, İran’la savaşın sonuna doğru ilerlemeyi umduğunu söylüyor. ABD yetkililerinin Yemen’deki İran destekli Husi milisleriyle Umman’da gizli görüşmeler gerçekleştirdiğine dair haberler ve Suudi Arabistan’ın Umman üzerinden ek ham petrol kargoları sunacağına ilişkin açıklamalar da küresel piyasalarda risk iştahını artıran diğer faktörler arasında yer alıyor. Bu gelişmelerle brent petrolün varili dün yüzde 2,7 azalışla 105,8 dolar seviyesine geriliyor.
Türkiye’deki tasarruf sahipleri için Fed’in kararı, döviz ve altın fiyatları üzerinden doğrudan bir etki anlamına geliyor. Dolar endeksinin 100 seviyesinin üzerinde kalması, gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde değer kaybı baskısını artırıyor. Altın fiyatları ise Fed’in faiz artırım döngüsünü sürdüreceği beklentisiyle dalgalı bir seyir izliyor. Piyasa uzmanları, Fed’in gelecek aylardaki adımlarının ve jeopolitik gelişmelerin, önümüzdeki dönemde dolar, altın ve borsa fiyatlamalarını belirleyeceğini ifade ediyor. Vatandaşların bu süreçte yatırım kararlarını alırken hem yurt içi hem de yurt dışı gelişmeleri birlikte değerlendirmesi gerekiyor.





