Sahnede bir savaşçının çöküşü, ormanda ise küçük bir kuşun kanat çırpma hayali var. Adana Devlet Tiyatrosu, 2026–2027 sezonunu iki ayrı dünyayı aynı ay içinde seyirciye taşıyarak karşılıyor. Sophokles’in tragedyasından uyarlanan “AIAS – Kahramanların Çöküşü” 1 Ekim’de, 3-6 yaş grubuna seslenen “Umudunu Yitirmeyen Sığırcık” ise 11 Ekim’de perde diyecek. İki oyunun arasında yalnızca on gün var; bu takvim, kurumun hem yetişkin hem çocuk seyirci için sahnesini eş zamanlı hazırladığını gösteriyor.
Savaş sona erdiğinde Aias kendini dünyasından kopmuş, değersizleştirilmiş bir halde buluyor. Oyun, gücün ve onurun erkeklikle nasıl iç içe geçtiğini Aias’ın hikayesi üzerinden sorguluyor. Cephe geride kalsa da çatışma bireyin zihninde, ailesinde ve toplumda sürüyor. Yapım, kahramanlık anlatılarının ardında kalan insanı öne alıyor; öfkeyi, travmayı ve çaresizliği sahneden seyirciye aktarıyor. Antik metin bugünün meseleleriyle buluşurken, seyirci tanıdık bir çöküşün çağdaş yankısıyla karşılaşıyor.
Yapımın rejisörlüğünü ve uyarlamasını Jasa Koceli yapıyor. Sophokles’in metni önce Slovenceden İngilizceye Koceli, ardından İngilizceden Türkçeye Canan Kırımsoy tarafından çevrildi. Böylece ortaya üç dilin ve iki çevirmenin katmanlarından geçen bir sahne dili çıkıyor. Bu zincir, tragedyayı yalnızca farklı bir döneme değil, farklı bir dilsel hafızaya da taşıyor. Oyunun metni böylece hem antik hem çağdaş bir ağız arıyor.
Minik seyirciler için hazırlanan yapım ise “Filozof Çocuklar Projesi”nin üçüncü oyunu olarak sahneye geliyor. Gökyüzünde kanat çırpma hayali kuran küçük bir sığırcığın uçmayı öğrenme macerası, interaktif bir anlatımla seyirciye sunuluyor. Hikaye boyunca çocuklar ormandaki yeni arkadaşlarla birlikte hayal kurmaya, keşfetmeye ve kendi cesaretlerini tanımaya çağrılıyor. Yazar Filiz Özdem’in kaleme aldığı oyunu Alperen Kartal uyarladı, rejisörlüğünü Ebru Kara üstlendi.
Kurumun sezon planı, farklı yaş gruplarına aynı ay içinde iki ayrı kapı açıyor. Yetişkin seyirciye savaşın bireyde bıraktığı izi sorgulatan bir tragedyayla seslenilirken, çocuklara oyun yoluyla cesaret ve merak anlatılıyor. Bu ikili tercih, tek bir sahnenin iki farklı kuşağa nasıl hitap edebileceğini göstermesi açısından dikkate değer. Sezon boyunca farklı anlatım biçimlerine alan açılması hedefleniyor.
Adana’da tiyatro sezonu, Ekim ayının ilk yarısında iki prömiyerle başlamış olacak. Bir yanda Aias’ın yalnızlığı, diğer yanda küçük sığırcığın kanat çırpma umudu aynı takvimde yerini alıyor. İki hikayenin ortak noktası, düştükten sonra yeniden ayağa kalkma çabası. Sahne, bu kez hem yetişkine hem çocuğa aynı soruyu soruyor: İnsan kırıldıktan sonra nasıl devam eder?




