SON DAKİKA

KÜLTÜR & SANAT

Sanatçı Hakları İçin Yapay Zekaya Karşı Ortak Anlaşma

Yorumcu hakları denince akla ilk gelen soru artık şu: Bir ses kaydı dijital ortamda kaç kez, hangi amaçla ve kimin kazancıyla dolaşıma giriyor? Bu sorunun cevabını netleştirmek isteyen meslek birlikleri, İstanbul’da düzenlenen uluslararası bir toplantıda bir araya geldi. Müzik Yorumcuları Meslek Birliği’nin (MÜYORBİR) ev sahipliğinde düzenlenen SCAPR 2026 Çalışma Grubu Toplantısı, farklı ülkelerden gelen katılımcıları ağırladı. Toplantı kapsamında iki meslek birliği, yorumcuların haklarının korunmasına dönük bir iş birliği anlaşmasına imza attı. Etkinlik 25 Eylül’e kadar sürecek.

Uluslararası icracı sanatçı meslek birlikleri ağı SCAPR’ın çalışma grubu buluşması, yaklaşık 60 ülkenin yorumcu meslek birliğini ve 200’e yakın uzmanı aynı çatı altında topladı. Katılımcılar; dijital hak yönetimi, lisanslama sistemleri, veri paylaşımı ve yapay zekanın icracı sanatçı haklarına etkisi gibi başlıkları masaya yatırdı. Ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve meslek birlikleri arasında sağlıklı veri akışı kurulması da görüşülen konular arasında yer aldı. Böylece müzik endüstrisinin hızla değişen yapısına karşı ortak bir duruş geliştirilmesi hedeflendi.

MÜYORBİR Yönetim Kurulu Başkanı, yapay zeka kullanımıyla üretilen içeriklerde yorumcunun hakkının doğrudan ödenmesi gerektiğini dile getirdi. Bu çağrı, toplantının en çok konuşulan başlıklarından biri oldu. Sanatçıların ses ve icralarının yeni teknolojiler karşısında nasıl korunacağı sorusu, oturumlar boyunca farklı açılardan ele alındı. İmzalanan anlaşma da tam olarak bu ihtiyaca yanıt vermek üzere iki birlik arasında ortak çalışma yürütülmesini öngörüyor.

Türkiye’de müzik emekçileri, yıllardır eserlerinin izinsiz kullanımıyla ilgili sıkıntılar yaşıyor. Dijital platformların çoğalmasıyla bu sorun daha da karmaşık bir hal aldı. Bir yorumcunun sesi, kendi onayı dışında farklı projelerde karşımıza çıkabiliyor. Yapay zeka teknolojileri ise bu tabloya yeni bir boyut ekledi: Artık bir sanatçının ses tonu taklit edilebiliyor ya da icrası farklı bir bağlama taşınabiliyor. Bu durum, telif ve hak sahipliği konusunda ciddi belirsizlikler doğuruyor. İstanbul’daki buluşma, bu belirsizliklere uluslararası düzeyde çözüm aranması açısından önemli bir adım olarak görüldü.

Toplantıda ele alınan lisanslama ve veri paylaşımı başlıkları, aslında gündelik müzik dinleme alışkanlıklarımızı da yakından ilgilendiriyor. Bir şarkıyı çevrimiçi bir platformda dinlediğimizde, o icrayı ortaya koyan yorumcuya ne kadar pay gittiği çoğu zaman bilinmiyor. Meslek birlikleri, bu akışın şeffaflaşması için ortak veri sistemleri kurmayı tartışıyor. Ülkeler arasında sağlanacak iş birliği, farklı coğrafyalardaki dinleyicilerin eriştiği içeriklerde sanatçı haklarının daha etkin korunmasını mümkün kılabilir. Anlaşmanın somut yansımaları ise önümüzdeki dönemde netleşecek.

İstanbul’un ev sahipliği yaptığı bu buluşma, yalnızca bir sektör toplantısı olmanın ötesinde anlam taşıyor. Müzik, kültürel hayatın en güçlü taşıyıcılarından biri ve bu alanda emek verenlerin haklarını korumak, üretimin sürekliliği için temel bir koşul. Yaklaşık 60 ülkeden gelen meslek birliği temsilcilerinin aynı masada buluşması, sorunun sınır tanımadığını gösteriyor. Yapay zekanın müzik üretimindeki rolü büyüdükçe, benzeri iş birliklerinin daha sık gündeme gelmesi bekleniyor. Toplantı 25 Eylül’e kadar devam edecek.

İlgili Makaleler