Datça’da yaşayan müzik öğretmeni Selma Hanım, dört gün boyunca Muğla’nın üç ilçesini dolaşan konser programının ardından evine döndüğünde hâlâ kulağında Şostakoviç’in ezgileri vardı. Bu yıl yedincisi düzenlenen İdil Biret Festivali, onun gibi yüzlerce klasik müziksever için günlük yaşamın içine yerleşen bir deneyime dönüştü. Datça’dan Bodrum’a, oradan Menteşe’ye uzanan program, dünyaca ünlü piyanist İdil Biret’in anısına Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenleniyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası’nın öncülüğünde yürütülen etkinlik, dört gün süresince klasik müziğin seçkin eserlerini sanatseverlerle buluşturuyor.
Festivalin açılışı Datça’da gerçekleşiyor. Türkiye’nin önde gelen piyanistlerinden Hande Dalkılıç, sahnede Şostakoviç’in 2. Piyano Konçertosu’nu çalıyor. 2025 Uluslararası Klasik Müzik Ödülleri’nde (ICMA) Discovery Award’a layık görülen genç piyanist Can Saraç ise Beethoven’ın 4. Piyano Konçertosu’nu yorumluyor. Sanatçılara, Deniz Oliveira Erdinç’in yönettiği Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşlik ediyor. Açılış gecesi, usta ve genç kuşağı aynı sahnede buluşturmasıyla festivalin genel çizgisini de ortaya koyuyor.
Programın ikinci ayağı Menteşe ve Bodrum’da sürüyor. İrina Nikotina’nın kemanı, Julya Krepak’ın çellosu ve Aslı Tuncay’ın piyanosuyla kurulan Barcarol Trio, 15 Eylül’de Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi terasında dinleyici karşısına çıkıyor. Bodrum’da ise flüt virtüözü Halit Turgay ile Rüzgar Turgay’ın kemanı ve Deniz Akalın’ın piyanosundan oluşan Hitit Trio sahne alıyor. Açık havada ve kapalı salonlarda verilen konserler, festivalin kent geneline yayılan yapısını gösteriyor.
Final orkestra konseri, Menteşe Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılıyor. Piyanist Cem Babacan, Münif Akalın’ın yönettiği Muğla Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası eşliğinde Saint-Saëns’ın 2. Piyano Konçertosu’nu seslendiriyor. Genç piyanist Tuna Bilgin ise Mozart’ın 22 No’lu K. 482 Mi bemol majör Piyano Konçertosu’nu, İdil Biret’in yazdığı kadansla yorumluyor. Bu seçim, Biret’in müzikal mirasının yeni kuşakların yorumuna nasıl geçtiğini somut biçimde ortaya koyuyor.
Festival boyunca klasik müzik, Muğla’nın gündelik hayatına sokak aralarından ve sahil ilçelerinden giriyor. Konserlere gelen dinleyiciler arasında öğrenciler, emekliler ve tatilciler var. Biletli salonların dışında, teras konserleri sayesinde müziğe erişim daha geniş bir çevreye ulaşıyor. Etkinliğin kuşaklar arası programı, hem deneyimli icracılara hem de ödüllü genç yeteneklere aynı sahnede yer veriyor. Böylece festival, yalnızca bir dinleti dizisi olmaktan çıkıp kentin kültürel takviminde yer edinen bir buluşmaya dönüşüyor.
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, İdil Biret’in adını taşıyan festivali yedinci kez düzenlemenin mutluluğunu yaşadıklarını söylüyor. Aras, Datça, Bodrum ve Menteşe’de klasik müziğin önemli isimleriyle genç yetenekleri sanatseverlerle buluşturduklarını ifade ediyor. Aras, Muğla’nın doğal ve tarihi zenginliklerinin yanı sıra kültürüyle, sanatıyla ve yetiştirdiği değerlerle de dünyaya açıldığını dile getiriyor. Kapanış konserinin son notasının ardından salonu dolduran dinleyiciler, dört gün boyunca üç ilçeye yayılan programın ardından evlerine dağılıyor.





