Yunanistan’da Türkiye ile yaşanan gerilim, günlük hayatın içinde kendini yeniden hissettirmeye başladı. Atina’da gazete bayilerinin vitrinlerinde manşetler Türkiye’yi işaret ediyor, sabah kahvesini alıp haberlere göz atan Yunanistan vatandaşları ise iki ülke arasındaki tansiyonun yeniden yükseldiğini görüyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Ege adaları ve Atina’nın İsrail ile ilişkilerine dair sözleri, Yunanistan basınında geniş yankı uyandırdı. Bu açıklamaların ardından Yunan Dışişleri Bakanlığı’ndan bir yanıt geldi. Sözcü Panayotis Tsakonas, Ankara’nın adaların silahsızlandırılmasına yönelik iddialarının yasal olmadığını öne sürdü ve ülkesinin tüm topraklarını koruma hakkı bulunduğunu savundu.
Yunanistan basınının önde gelen gazetelerinden Kathimerini, yaşanan gerginliğe manşetinde yer verdi. Gazete, haberinde Ankara’nın adaların kalkansız olmasını istediğini öne sürdü. Kathimerini’ye göre Fidan’ın açıklamaları iki ülke arasındaki gerginlik çıtasını yükseltti. Gazete ayrıca Ankara’nın mesajlarının, Atina’nın İsrail ile imzaladığı silah anlaşmalarına ve önümüzdeki aylarda Doğu Akdeniz’de Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasında planlanan elektrik bağlantısı projesine yönelik bir uyarı olduğu yorumunu yaptı. Hürriyet ve CNN TÜRK Atina Temsilcisi Duygu Leloğlu’nun aktardığı bilgilere göre Kathimerini, Yunanistan Başbakanlık ofisinin bu süreçte çok tedbirli ve temkinli bir tutum izlediğini de haberine ekledi.
Yunanistan merkezli Militaire.gr ise konuyu farklı bir boyuta taşıdı. Site, ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin Aralık 2025’te yayımladığı Türkiye analizini gündemine aldı. Bu analizde Türkiye’nin dış politikasının 21. yüzyılın en dikkat çekici jeostratejik değişimlerinden birini temsil ettiği belirtildi. Ankara’nın çok kutuplu bir dünyada özerk bir güç merkezi olmayı hedeflediği aktarıldı. Militaire.gr, bu analizi okurlarına taşırken Türkiye’nin artık Soğuk Savaş dönemindeki geleneksel NATO rolüyle hareket etmediğini ve “stratejik belirsizlik” olarak tanımlanan bir yaklaşım izlediğini yazdı.
CSIS analizine göre Ankara, farklı güç merkezleriyle ilişkilerini kullanarak kendi hareket alanını genişletmeye çalışıyor. Analizde, Türkiye’nin savunma alanında büyüyen kapasitesinin, ülkenin uluslararası sahnedeki ağırlığını besleyen başlıca unsurlar arasında yer aldığı ifade edildi. Aynı değerlendirmede, Türkiye’nin savunma ve havacılık alanındaki satışlarının 21. yüzyılın başından bu yana yaklaşık 10 kat arttığı kaydedildi. Bayraktar TB2’nin Karabağ Savaşı’ndaki kullanımının Türk savunma sanayisi açısından önemli bir tanıtım etkisi yarattığı belirtildi. Analizde ayrıca Baykar başta olmak üzere Türk savunma şirketlerinin Kazakistan, Kırgızistan, Etiyopya, Nijer, Fas, Tunus ve Togo gibi ülkelere İHA ve diğer savunma sistemlerini ihraç ettiği bilgisine yer verildi.
Atina ile Ankara arasındaki karşılıklı açıklamalar, Ege’deki dengeleri yakından ilgilendiriyor. Yunan tarafı, adalar konusundaki suçlamaları reddederken kendi güvenlik önceliklerini savunuyor. Türk tarafı ise adaların silahsızlandırılması gerektiği yönündeki tutumunu sürdürüyor. İki başkent arasındaki mesaj trafiği, bölgedeki askeri ve diplomatik denklemleri yeniden gündeme getiriyor. Yunan basınında çıkan haberler, Atina’nın İsrail ile savunma iş birliğini ve Doğu Akdeniz’deki enerji projelerini bu denklemin parçaları olarak sunuyor.
Yunanistan Başbakanlık ofisinin temkinli tutumu, Atina’nın gerilimi daha da yükseltmekten kaçındığı yönünde yorumlanıyor. Ancak basındaki manşetler, kamuoyunda Türkiye’ye dönük algının sertleşmesine katkı sağlıyor. Günlük yaşamda ise Yunanistan vatandaşları, komşu ülkeyle ilişkilerin seyrini gazete sütunlarından ve televizyon ekranlarından izlemeye devam ediyor. İki ülke arasındaki diyalog kanallarının açık kalıp kalmayacağı, önümüzdeki günlerde atılacak adımlarla netleşecek.





