Erzurum’da öğrenim gören üniversite öğrencileri ve akademik kadro, artık ders materyallerini ve kuruma ait belgeleri dışarıya çıkarmadan yapay zeka araçlarından yararlanabiliyor. Atatürk Üniversitesi, akademik ve idari süreçlerde üretken yapay zekayı devreye almak, bunu yaparken de kurumsal verilerin güvenliğini korumak amacıyla AtaZeka adını verdiği platformu kullanıma açtı. Kampüsteki öğretim üyeleri ile idari personel, soru yanıtlama, belge ve metin hazırlama, görsel oluşturma gibi işlemleri bu sistem üzerinden yapabiliyor. Sisteme yazılan sorular ve yüklenen dosyalar üniversitenin kendi altyapısında kalıyor, kampüs dışına aktarılmıyor. Platform bu yönüyle, veri güvenliğini merkeze alan bir yaklaşımın ürünü olarak dikkat çekiyor.
AtaZeka’nın arkasında, üniversite bünyesinde kurulan yaklaşık 1500 metrekarelik bir veri merkezi bulunuyor. Bu merkez, 10 bin sunucu kapasitesiyle yerel modellerin çalıştırılmasına ve uygulama geliştirme çalışmalarına altyapı sağlıyor. Merkezi İşlem Birimi tabanlı sunucular ile yüksek performanslı hesaplama imkanları bir arada kullanılıyor. Kurulan bu altyapının kademeli olarak genişletilmesi planlanıyor. Böylece üniversite, yapay zeka uygulamalarını dışa bağımlı olmadan kendi bünyesinde barındırmayı hedefliyor.
Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu, 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı’nın Türkiye açısından önemli bir plan olduğunu söyledi. Rektör, üniversite olarak bu plan çerçevesindeki çalışmaları başlattıklarını ifade etti. Hacımüftüoğlu, izledikleri yolun “fark et, istifade et, üret ve yönet” aşamalarıyla uyumlu ilerlediğini dile getirdi. Hedeflerinin yalnızca yapay zekayı kullanan bir kurum olmakla sınırlı kalmadığını vurgulayan Hacımüftüoğlu; yapay zekayı üreten, bu sahada insan kaynağı yetiştiren, kendi verisini ve hesaplama altyapısını yöneten bir üniversiteye dönüşmek istediklerini belirtti. Rektörün bu sözleri, kurumun yapay zekayı yalnızca bir araç olarak değil, üretim alanı olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Eğitim öğretim süreçlerinde üretken yapay zeka kullanımına ilişkin bir politika kurulu da oluşturuldu. Hacımüftüoğlu, bu kapsamda 27 öğretim üyesi, 2 idari personel ile lisans ve lisansüstü düzeyde 8 öğrenci temsilcisi belirlediklerini anlattı. Akademik ve idari personelin öğrencilerle birlikte temsil edildiği kurulun, risk değerlendirmesi, veri güvenliği, etik kullanımın izlenmesi ve düzenli güncelleme başlıklarını kapsayan bir rehber hazırladığını ifade etti. Hacımüftüoğlu, hazırlanan rehbere tüm akademik birimlerin uyması için yazı gönderdiklerini ve 2026 yılının sonuna kadar bu uyumun tamamlanacağını kaydetti.
Üniversite, yapay zeka alanında nitelikli insan kaynağını güçlendirmek için yeni akademik bölümler ve mikro yeterlilik programları da oluşturuyor. Hacımüftüoğlu, 2026-2030 Yapay Zeka Eylem Planı’nda üniversiteler için belirlenen 20 mikro yeterliliğin ötesine geçmeyi amaçladıklarını dile getirdi. Bu doğrultuda eylül ayının sonuna kadar 100 mikro yeterlilik hedeflediklerini, 2027 yılının eylül ayında ise bu sayıyı 1000’e çıkartacaklarını aktardı. Belirli alanlarda bilgi ve beceri kazandıran kısa eğitim programlarının sayısının 2026 yılı sonuna kadar 100’e, 2027 yılının eylül ayına kadar ise 1000’e ulaşması hedefleniyor.
Kurulan yapı, bir yandan ders ve araştırma süreçlerinde yapay zeka kullanımını yaygınlaştırırken diğer yandan verinin kurum içinde kalmasını esas alıyor. Öğrenciler ile personelin günlük iş akışına giren platform, belge hazırlama ve soru yanıtlama gibi rutin işleri hızlandırmayı amaçlıyor. Mikro yeterlilik programlarıyla da bu araçları kullanabilecek ve geliştirebilecek bir insan kaynağının yetiştirilmesi öngörülüyor. Üniversite, veri merkezi ve politika kurulu üzerinden yürüttüğü çalışmayı kendi iç süreçleriyle bütünleştirmiş durumda.





